23 Mayıs 2009



Senin kitabına bakıyorum şimdi, önümde. Elimde bana aldığın oyuncak fareler, sımsıkı tutuyorum. Ders çalışmam lazım ama şunları sana yazmak biliyorum 10 dakika sonra bana o azmi verecek zaten. Jeff Buckley dinliyorum, bir sevgilimi filan değil seni düşünüyorum, çünkü sen öğrettin bana bunları dinlemeyi... Scorpions, Bob Dylan, Cat Stevens ki müslümanlığa bile geçmemişti daha=) Ve öğretmek için fazladan hiçbir çaba göstermedin. (Sana yazı yazarken ekstra çaba demek istemedim mesela fazladan kelimesini aradım, bu bile senin sayende...) Senin yüreğinde var öğretmek, çoğaltmak, çoğalttıklarınla çoğalmak.
Evimiz Hollywood'da izledik biz senle cine5'ten, saatini filan bilmiyorduk sanırım, çıkınca seviniyorduk. Ben düşüyorum, kalkıyorum bazen, sarhoş oluyorum, güzel oluyorum, çirkin oluyorum, okuyorum, yazıyorum ama biliyorum, - ordasın...
Sen gülünce benim içimde güller açıyor sanki, çünkü sen gözünün içi gülenlerdensin. Ben burda günde bir kezde olsa senin adını geçiriyorum, belki yanımda hissetmek için.
Ben seni özledim galiba, ben seni çok özledim galiba,,
Nolur bunları okurken ağlama
Ben yazarken ağlıyorum, ama sen yapma
Sana daha çok layık olmak isterdim, daha çok okumayı, daha çok yazmayı, daha sosyal, daha kültürlü olmayı isterdim.
Birgün benden büyük birşey olursa bil ki senin payın çok büyük.
Belki de teşekkür etmek istedim ama öyle uzakki sana teşekkür etmek, sanki samimiyetsiz, çünkü ben sana sarılırım, havaya kaldırırım ve biter zaten.
Sen benim oyuncak bebeğimsin, sarı saçlı..
Seni öyle seviyorum ki, öyle...

not: ve şunu da söylemeden edemeyeceğim; sana yazılan tüm yazılar eksik sanki biraz olmamış içime sinmiyor, tam herşeyi anlatamıyor.

1 yorum:

Fulya dedi ki...

seni anlatabilmek seni
iyi çocuklara kahramanlara...
seni anlatabailmek seni
namussuza, halden bilmez kahpe yalana...
ardarda kaç zemheri
kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
Dışarıda gürül gürül akan bir dünya
Bir ben uyumadım
Kaç leylim bahar
Hasretinden prangalar eskittim...
Ben ne yazsam eksik kalacaktı bu dünyadan büyük, ama senden güzel olamayacak hediyeye, ben de Ahmet Ariften yazdım, ama yine eksik kaldı. Çünkü senin yüzüne bakmak, senin gibi bir kardeşe sahip olmak anlatılamazdı...
Canım Kardeşime, her şeyime, hep küçücük mandalinime...