kendimi hiç bu kadar kullanılmış, hiç bu kadar kandırılmış hissetmemiştim. Ve hiç kimse bu denli küçük düşmeme sebep olmadı insanların önünde, olmamalıydı, bu benim hatam belki de. Benim yapmadığım bir şey yüzünden hiç bu kadar utanmamıştım. Beddua etmek geldi içimden taşa taşa, sadece "ondan her şey beklenir" diyebildim, öfkemi, hüznümü, utancımı acı bir gülümsemenin ardına gizleyerek.
Seni tanımamış olmayı isterdim diyemiyorum hala ama kesinlikle iyi duygularla alakası yok bunun, sadece yaşanması gerekenler yüzünden. Sadece daha az hata yapmayı dilerdim, hata mı bu kadar geç görmemeyi isterdim.
Ben hani inanmıyordum ya insanların kötü olabileceklerine, bu kadar rahat yalan söyleyebileceklerine, şimdi inanıyorum. Hatta bazen acaba doğru da söylüyorlar mı diye şüpheye düşüyorum. Hani bir inancım vardı ya benim, onu yitiriyorum galiba.
Sanki ne yapsam içimdeki eksiği tamamlayamayacağım.
Ne benim doğruluğum yetecek durumları düzeltmeye ne de çabam mutluluğu getirmeye...
İnsanlar o kadar ümitsiz, o kadar kabullenmişler ki, bazıları da o kadar kötü o kadar acizler ki... Beni de kendilerine benzettiler sonunda.
Evet saf değiştiriyorum.
Çabalamayacağım,
saklamayacağım,
değiştirmeye, yok saymaya çalışmayacağım,
marifet değil,
yıllarca olmasın diye uğraştım;
alın mutsuzum, tepe tepe kullanın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder