1 Eylül 2010

Azıcık popüler kültür, Azıcık gündem

*Söylemek için geç kaldığım şeyler var;
- Athena'yı tebrik etmek istiyorum, hem güzel müzik yaptıkları için hem de mükemmel sözler yazdıkları için yani aslında sözlerden çok emin olarak yazamadım çünkü küçük bir araştırma yapmış olsam da sözleri tam olarak kimin yazdığının cevabını bulamadım sanırım grupçak bir şeyler çıkmakta, bilen varsa söylesin?=)
Böyle hani açıp tüm albümlerini ardarda dinleyebildiğim ve kolay kolay şarkı atlamadığım nadir gruplardan. Ruh halinize göre hem neşelenip hem de "ulan nasıl bir laf etmiş bu adam yahu?!" diyebiliyorsunuz.
- İkinci olarak 12 Dev Adam'a başarılar!!!! Umarım yolları açık olur, bu şekilde giderler. Ayrı ayrı severim kerataları, hatta bilenler bilir lisede Hido hayranlığım vardı benimle dalga geçerlerdi=))

Not: ya şu sağdaki esmer ufaklık nasıl artis! Bittim!=))
- Ben Nev'i çok severim, özellikle lisede çok dinlemişliğim vardır. Aslında özünde ben nağme yapan adamları severim, kendisi de ziyadesiyle ve güzel bir şekilde yaptığından mütevellit kalbimizde ayrı bir yeri vardır. Ben de bundan cesaret alarak kendisinin alaturka albüm yaptığını duyunca çok heyecanlandım ve kendime hediye aldım bu albümü bir haziran günü -kendimi ne için ödüllendirdiğimi hatırlamasam da-. Ama sonuç hüsran oldu=( Sebebini hala tam olarak çözmüş değilim; şarkı seçiminden olabilir. Albüm toplam 10 şarkıdan oluşuyor ki sadece bunların 2 tanesi benim çok ama çok sevdiğim şarkılardan -Sevmekten Kim Usanır, Kimseye Etmem Şikayet-. Bunun dışında bir şey eksik, bir tat bir doku bilemedim..=)
- Bir kitap okuyorum bu aralar hatta okuma sürem fazlaca uzadı sanırım: Kadın Öykülerinde İstanbul. Ama onu da çok beğenmedim, hani ben yazsam İstanbul'da geçen bir kadın öyküsü bayağı atraksiyonlu, bayağı sürükleyici, bayağı içli filan olur diye düşünüyorum=))
Şaka bir tarafa da belki de çok şey bekleyerek mi yaklaşıyorum ben bu albümlere, kitaplara?
* Bugün belediye otobüsünde sevgilisinin yanından kalkıp otobüsten inene kadar beni kesen veled-i zina, sana diyecek sözüm yok, Allah sizin gibileri bildiği gibi yapsın.
* Yeni başlayan dizilerden birinin reklam panosundaki afişi beni çok düşündürdü bugün, bazen böyle saçmasapan şeyler bile anlamlı gelebiliyor insana; "Kararsız kalan, kendi kaderini yazamaz." Doğru. Ama kararsız kalmayanlar yazabiliyor mu dedim kendikendime , her zaman değil ama kararsız kalanların yazamadığı kesin. Sonra da şunu düşündüm; kararlı olup direttiğim şeyin olmamasına üzülmektense, kararsız olup çok da üzülmemeyi yeğlerim!(Buna sanırım züğürt tesellisi deniyor=))
*  Eşit ve Özgür bir Türkiye için Referanduma HAYIR: Bu konuda çok şey açıklamama  gerek yok sanırım.

HAYIR!
* Ve son olarak yaz bitti, her yaz bittiğinde iki şiir okurum ben, hep bir sebebim olur nedense, hiçbir şey olmasa yaz bitmiştir nihayetinde;
Murathan Mungan- Yaz Bitti
Murathan Mungan- Yalnız bir Opera
* Ve evet bugün "1 Eylül Dünya Barış Günü"! Bu mevsime böyle bir başlangıç yaraşır. 
Kutlu Olsun!

Hiç yorum yok: